Modern çağın en önemli problemlerinden biri bilgisayar bağımlılığıdır. Bilgisayar insanların hayatını kökten değiştiren en önemli buluşlardan biridir. Hatta şu anda bu satırları word’e girerken ve maille editöre gönderirken de bu araçtan faydalanmak zorundayım. Bu satırlarda da bu konuda içeriğe sahip olan Nevzat Tarhan ve Serdar Nurmedov'un yazmış olduğu "bağımlılık" isimli kitaba değineceğim. Kitap genel olarak bağımlılık üzerine dursa da bu konudaki veriler de dolaylı olarak internet bağımlılığı ile ilişkilidir. Çünkü bağımlılığın biyolojik mekanizması genelde aynıdır. İnsanlar çok farklı nesnelere bağımlı olabilirler, her bağımlı olunan nesne için yeni bir psikiyatrik terim üretmek gereksizdir. Bu soruna sahip olan çok kişinin bu bağımlılığa sahip olması bir tanı olarak bahsedilmesinde kritik bir öneme sahiptir.
Kitap içerisinde başlangıçta bazılarımızın tek can yoldaşı olan bilgisayarın faydalarına değiniliyor. Eastern Virginia Üniversitesi Medical School'da görevli Psikiyatri Profesörü dikkat dağınıklığı çeken çocukları bilgisayarla tedavi ettiğini iddia ediyor. (sayfa 65) Ayrıca başka bir başlık altında da stres altında soğukkanlı kalmayı öğretici bir etkisi olduğundan söz ediliyor. Günümüzde yapılan benzer bir araştırmada da Cerrahi Uzmanı Dr. James Rosser’in 2012 senesinin Eylül ayında yaptığı araştırmada ameliyattan önce bilgisayar oyunu oynayan cerrahların oynamayan cerrahlara göre daha başarılı olduğunu ifade ediyor.
İnternet bağımlılığı tek başına bir problem gibi gözükse de aslında birçok problemle ilişkilidir. Dünyanın ayağımıza geliyor oluşu bizi dünyaya yakınlaştırıyor gibi görünse de aslında tam anlamıyla bahsedilen dünyaya yaklaşamıyoruz. Örneğin online bilgisayar oyunları bize biyolojimize uygun 3 boyutlu yaşantılar sunamıyor.
Ayrıca özellikle belli kişilik problemine sahip olanlarda internete olan düşkünlükte artma meydana gelebiliyor.
Örneğin sosyal fobisi olan insanlar için internet korku veren sosyal yaşamdan bir kaçış yolu olarak kullanılabilir. Bir sosyal fobik kişi alışveriş merkezine gitmek yerine internet üzerinden 2 tuşa basarak alışveriş yapabiliyor.
Ya da gerçek dünyadan uzaklaşma yaşayan kişilerde internet bir sığınak olarak görülebiliyor. Çünkü internet üzerinde gerçek yaşamdan daha çok kontrol sahibiyiz. Örneğin sosyal paylaşım sitesinde sinirlendiğimiz bir arkadaşımızı engelleyebilirken gerçek hayatta bu kadar kolay kaçış yolumuz olmayabiliyor.
Tüm bu kaygı dolu durumdan kaçmak için de kişi bilgisayarı ve interneti kendisine bir liman olarak görüyor.
Geçmişte avcılık-toplayıcılıkla uğraşan insanlar bugün internet sitelerinde hayali karakterlerle dünyayı işgal etmeye çalışıyor.
Peki bunun nesi var diye itiraz edilebilir ancak yapılan araştırmalar sürekli bilgisayar başında olmanın zihni tembelleştirdiğini söylüyor.
3 boyutlu doğal yaşama adapte olmuş olan beynimiz bu tür değişikliklereyse uyum sağlayamıyor. Bu tıpkı şekerin günümüzde yaygınlaştıktan sonra insanların çok fazla şeker yeme eğiliminin oluşması olayına benziyor. Doğada şeker az bulunduğu için insanlar şekeri içgüdüsel olarak seviyor ve gördüğünde yemek istiyor.
Ancak günümüzde şekere ulaşım kolaylaştığından artık insanlar çok fazla şeker yiyebiliyor, bunun sonucunda obezite gibi hastalıklar ortaya çıkıyor.
İnternet de aynı şekilde yaşamımızı öyle kolaylaştırıyor ki bazı problemlere yol açıyor, hareketsiz bir yaşamla beraber insanların obezite olma süreci de hızlanmış oluyor.
Kitapta internete erişimle birlikte zararlı alışkanlıklara ulaşma olasılığının artması üzerinde duruluyor. İnternet sitesi sahipleri yok edilmedikçe(hapse atmak vs.) internet sitesinin yer değiştirmesi çok kolaydır. Açılan kumar siteleri, uyuşturucu özendirici siteler ya da uyuşturucu satan siteler kapatılsa da bunlar 5 dakikada yeni bir internet sitesine dönüştürülebilir. Bu nedenle bu alışkanlıkların yaygınlığı bu küresel mecrada daha da artabilir.
Tüm bun saydıklarımdan bağımlılık çerçevesinde söz eden kitap bağımlılıklarını yenmek ve bağımlılık hakkında bir şeyler öğrenmek isteyenler için güzel ve sürükleyici bir kaynak. Akademik bir ders kitabı şeklinde yazılmasa da psikolojik danışman, psikolog ya da psikiyatristler için yararlı olacağını düşünüyorum.
(Bağımlılık, Nevzat Tarhan ve Serdar Nurmedov, 2011, Timaş yayınları, 263 sayfa.)
Nevzat Tarhan biyografisi:
“Merzifon’da 1952 yılında doğdu. 1969 yılında Kuleli Askeri Lisesini 1975 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesini bitirdi. GATA stajı, Kıbrıs ve Bursa kıta hizmetinden sonra 1982 yılında GATA’da Psikiyatri uzmanı oldu.Türkiye’nin ilk nöropsikiyatri hastanesi olan NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanlığı, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörlüğü görevlerini yürütmektedir.”
Uzm. Dr. Serdar Nurmedov
1927 yılında Türkmenistan’da doğdu. Marmara üniversitesi psikiyatri Anabilim Dalı’nda ihtisasını yaptı. Halen Fatih Üniversitesi Genetik ve Biyokmühendislik bölümünde çalışmaktadır. Aynı zamanda NP İstanbul Hastanesinde Ar-Ge birim sorumlusu olarak görev yapmaktadır. Alkol-madde bağımlılığı, bellek işlevleri ve nöropsikiyatri özel ilgi alanlarındandır.
Burada yeni gibi görünüyorsunuz. Eğer katılmak istiyorsanız düğmelerden birine tıklayınız.